ülser

15 Saat Süren Mide Ağrısı

Dün sabah 9’da her zamanki gibi kahvaltı ederken mideme bir ağrı girdi. Dedim heralde yediğim dokundu ama dokunacak bir şey de yemiyordum, her gün yediğim peynir ve ekmek nasıl midemi ağrıtsındı ki. Yarım saat geçti ama ağrım hala geçmedi. Ben de bir tane Talcid aldım, belki mide asidindendir falan diye. Ama işe yaramadı. Bir saat geçti, iki saat geçti ama ağrım hiç azalmadı. Ayağa kalktığımda iki büklüm oldum, yürümekte zorlandım. Sadece belli bir pozisyonda oturabiliyordum. Ara sıra geçer gibi oluyordu ama sonra yine sancımaya başlıyordu. Sanki 2 gün önce ameliyat olmuşum da içeriden midemi çekiştiriyorlar gibiydi. Ameliyattan sonra ilk kez böyle bir ağrı hissediyordum. Panik oldum, çünkü daha önce başıma gelmemişti. Midem mi delindi, n’oldu acaba, taş mı düşürüyorum, ülser mi oldum falan derken dedim en iyisi doktorumu arayım.

pantpasTuğrul hocam ağrıyla birlikte baş dönmesi, mide bulantısı ya da ishal olup olmadığını sordu. Sadece mide ağrım olduğunu söyledim. Pantpas al sabah akşam aç karnına dedi. Şu ilk 3 ay kullandığım mide koruyucu yani. Eğer geçmezse endoskopi yaptır, gastrit olabilir dedi. İçimden eyvah dedim. Çünkü sanırım ameliyatımla ilgili hatırladığım en sevimsiz detaylardan biri de endoskopiydi. Stres yapma o da kötüleştirir dedi ama stresli bir durum da yoktu ortada…

Gittim hemen Pantpas aldım, 3’te aç karnına içtim ama ne fayda! Ağrı devam etti. Ne sıcak tutmalar, ne sıcak bir şeyler içmeler, hiçbir şey işe yaramadı. Yiyip içtikçe daha çok acıyordu hatta. Ama doktorum yemeyi kesmememi söyledi. Ben de aynen dediklerini yaptım, ilacımı akşam da aç karnına içtim ama hiçbir değişiklik olmadığı gibi ağrı artmaya devam etti. Sinirden ve acıdan ağlıyordum artık. Gece 12 olduğunda uykum gelmişti ama uzanınca midem daha da rahatsız etti beni ama ah’laya of’laya geçmesini bekledim ve yarım saat içinde artık yorgunluğa mı yenik düştüm ne oldu bilmiyorum, uykuya daldım ve sabah kaltığımda ağrı gitmişti – çok şükür!

Şu anda iyiyim ama neyin ağrıya sebep olduğunu bilmediğim için biraz endişeliyim. Yani nüksedip nüksetmeyeceğini bilmiyorum. Ciddi bir şey miydi, değil miydi bilmiyorum. Daha önce reflü sıkıntım olmuştu 5-6 kez, ama onu aştım ilaç saatimi değiştirerek. Bakalım, Pantpas kullanmaya devam edeceğim bir süre ve asidik yiyeceklerden uzak duracağım. Neler olacak göreceğiz….

Daha önce hayatım boyunca hiç bu kadar uzun süren bir mide ağrısı çekmediğim için korktum açıkçası. En fazla 1 saat sürerdi ve geçerdi. Ama eşim daha önce babasının da 3 gün boyunca midesinin ağrıdığına şahit olduğunu ve merak etmemem gerektiğini söyleyince, içim biraz rahat etti doğrusu. Eğer sizin de başınıza midenizle ilgili en ufak bir yanma, ekşime, ağrı ya da reflü gibi bir sıkıntı gelirse, hemen doktorunuzla paylaşın, geçer diye beklemeyin, ciddi bir şey olabilir.

Bu arada bilmeyenler için Pantpas’ın Endikasyonları:

H.pylori (Helicobacter pylori)’nin neden olduğu duodenal ve gastrik ülserde tekrarı azaltmak amacıyla bu mikroorganizmanın eradikasyonu için uygun iki antibiyotikle kombine olarak, Peptik ülser (duodenal ülser ve gastrik ülser), Orta ve ileri derecede özofageal reflü. Mide yanmasına da iyi geliyormuş.

Loop Duodenal Switch (SADIS) Nedir – Op. Dr. Tuğrul DEMİREL

SADI-S operation

Aşağıdaki bilgiler Dr. Tuğrul Demirel’in sitesinden alınmıştır ama yukarıdaki illüstrasyon Op. Dr. Murat Üstün‘e aittir. Evet benim doktorum Tuğrul Demirel ama benim amacım hiçkimsenin reklamını yapmak değil, sadece bilgi vermek ve benim durumumda olanlara yardımcı olmak. (Dr. Tuğrul Demirel (Diasurg)‘i çok seviyorum ve ondan daha iyi bir doktor bulabileceğinizi de sanmıyorum ama sonuçta karar sizin. Bu ameliyatı olacaksanız mutlaka doktorunuzu iyi seçin ve daha önce opere ettiği hastalarıyla birebir konuşmak için doktorunuzdan izin isteyin ve aklınızdaki HER soruyu mutlaka önce doktorunuza, sonra bizzat bunu yaşayanlara sorun. Doktor bile bir yere kadar empati kurabiliyor. Hastanın halinden en iyi yine başka bir hasta anlıyor. Ve kesinlikle gözüm kapalı tavsiye ediyorum bu ameliyatı morbid obezlere, çok geç olmadan hayatınızı geri kazanın ve ne yapın edin ameliyat olun. İnanın hiç korkulacak bir şey yok. Ameliyat öncesi ve sonrası deneyimlerimi şurada paylaştım)

MORBİD OBEZİTE ve SÜPER OBEZİTE CERRAHİSİNDE en etkili metodlardan bir tanesi: SADİ-S AMELİYATI

 

SADİ-S Single Anastomosis Duodeno-Ileal Bypass adının kısaltılmış halidir. Klasik Biliopankreatik Diversiyon ve Duodenal Switch ameliyatının daha basitleştirilmiş formudur. Duodenal Switch ameliyatında safrayı saptıran ikinci bir bağlantı yapılırken, SADİ-S ameliyatında, incebağırsakların son üçte birlik kısmı, doğrudan ve kesilmeden, mide çıkışına bağlanır. Anatomik şekil olarak Mini Gastrik Bypass ameliyatına benzesede, Mini Gastrik Bypass ameliyatından her açıdan çok daha üstün ve konforludur. 

 

SADİ-S (LOOP DUODENAL SWİTCH) AMELİYATININ ÜSTÜNLÜKLERİ:

 

Öncelikle SADİ-S Ameliyatının,  Mini Gastrik Bypass ve R-Y Gastrik Bypass ameliyatından en önemli farkı,  SADİ-S  ameliyatında geride kör mide bırakılmamasıdır. Hem Mini Gastrik Bypass ve hem R-Y Gastrik Bypass ameliyatında, mide eşit olmayan iki parçaya bölünür. Yemek borusunun komşuluğunda çok küçük bir mide aktif olarak kullanımda bırakılır ve bu küçük mideye aşağıdan çekilen ince bağırsak bağlantısı yapılır. Bu nedenle, midenin asıl büyük kısmı, tamamen kapalı olarak içeride atıl halde bırakılır. Hem Mini Gastrik Bypass ve hem R-Y Gastrik Bypass ameliyatında, içeride işlevsiz olarak bırakılan bu mide bölümüne, ileride oluşabilecek hiçbir sorun için, endoskopi yoluyla bakmak olanağı olmaz. Çünkü yemek borusunun bu kalan mideyle bağlantısı kesilmiş olmaktadır. Oysa içeride kalan bu midede strese bağlı gastrit olabilir, ülserler çıkabilir hatta kanser olabilir. Hem Mini Gastrik Bypass ve hem R-Y Gastrik Bypass ameliyatında bu durumlardan her hangi biri için bile erken tanı yada endoskopik tedavi olanağı tamamen ortadan kaldırılır.

 

Bunlardan başka, Hem Mini Gastrik Bypass ve hem R-Y Gastrik Bypass ameliyatında, midenin uyarılmasını, sağlıklı çalışmasını, boşalma faaliyetini ve asit salgısını düzenleyen, “VAGUS” sinirleri ve mideye dağılan lifleri, kesilir. Geride işlevsiz bırakılan büyük midenin böylece, sinirsel uyarısı da bloke edilmiş olur.

 

Hem Mini Gastrik Bypass ve hem R-Y Gastrik Bypass ameliyatında mide çıkışını kontrol eden, midenin erken boşalmasını veya ince bağırsaklardan mideye safralı içerik kaçmasını engelleyen “PİLOR KASI” işlevsiz hale gelir. Çünkü Hem Mini Gastrik Bypass ve hem R-Y Gastrik Bypass ameliyatında PİLOR KASI’da bypass edilir. Ayrıca PİLOR Kasının etkin çalışabilmesi için gerekli olan VAGUS sinirlerinin, Pilor Kasına giden lifleride bu mide bypasslarında kesildiğinden, kas fonksiyonel olarak da yetersizlik içine sokulmuş olur.

 

Özellikle Mini Gastrik Bypass ameliyatında, mide ile ince bağırsak arasında yapılan bağlantıdan, bol miktarda safra devamlı aktığı için, bu bağlantıda “Anastomoz Ülseri” dediğimiz ülserli yaralar daha sık görülür. Çünkü midemiz normalde az miktar safra reflüsüne karşı kendisini koruyabilir. Bunun için yeterli donanıma sahiptir. Bir kere ameliyatsız midenin hacmi ve mide öz suyu salgısı büyüktür ve içine gelen safralı içeriği rahatça kontrol edebilir. Ayrıca normal mide çıkışında bulunan ve Vagus sinirleri ile tam olarak uyarılan PİLOR KASI, normalde ameliyatsız mideye aşırı safra kaçağını engeller.

 

Oysa Mini Gastrik Bypass ameliyatında

 

1. Aktif mide öncekine kıyasla çok küçük hacime ufaltılır.
2. Mide hacmi çok küçüldüğü için mide öz salgısıda o bölümde aşırı azalır.
3. İnce Bağırsak ile yapılan bağlantı stapler ile ve çok geniş yapıldığındanve pilor kasını bypass ettiğinden,  yukarıdan gelen safra, o küçük mideyi yıkayarak aşağıya devam etmek zorunda kalır.
4. Hem mide hacimi küçüldüğünden, hem küçülen midenin safrayı bertaraf etmesi beklenen öz salgısı azaldığından, hem de ameliyatsız halde aktif çalışan Pilor Kasının, Mini Gastrik Bypass ile işlevsizleştirilmesi nedeniyle, ameliyat öncesine göre orantısız şekilde artan safra reflüsünün neticesi, çok daha yüksek ülser riskidir.

 

Aşağıdaki Op. Dr. Tuğrul Demirel’e ait SADI-S ameliyatı çizimi. Burada midenin alınan kısmını daha net görebiliyorsunuz.

SADI-S ameliyatı

 

SADİ-S AMELİYATININ (LOOP Duodenal Switch) AVANTAJLARI:
1. Midenin dış kısmı çıkartılır ve içeride bırakılmaz.
2. Mide tüpleştirlerek kısmen küçültülür. Midenin uzunlamasına yapısı korunur.
3. Mideyi sinirsel olarak uyaran “VAGUS SİNİRLERİ” tamamen korunur. 
4. Mide çıkışını kontrol eden “PİLOR KASI” tüm işlevleri ile korunur. 
5. Aşağıdan getirilen ince bağırsak, mideye değil, Pilor kasından sonraki başka bir ince bağırsak bölümüne bağlanır.
6. Yapılan bağlantının her iki tarafı da safra ile temasa göre farklılaşmış ince bağırsak olduğundan, “ANASTOMOZ ÜLSERİ” HİÇ GÖRÜLMEZ. 
7. Mide hacmi çok geniş bırakılır. Yemek porsiyonları hiçbir obezite cerrahisi ameliyatı ile kıyaslanmayacak kadar fazla ve tatminkar olur.
8. Geride kapalı yada kör mide bırakılmadığı için, bütün Duodenal Switch ameliyatları gibi, SADİ-S ameliyatı sonrasında mide, endoskopik olarak rahatlıkla değerlendirilir.
9. Duodenal Switch ameliyatları, en etkili ve etkisi en kalıcı obezite cerrahisi yöntemleridir.
10. Özellikle morbid obezite ve süper obezite ile birlikte olan Şeker Hastalığının tedavisinde ve bu kontrolün kalıcılığında, Duodenal Switch ameliyatları, Mini Gastrik Bypass ve R-Y Gastrik Bypass ameliyatından bariz olarak üstündür.