Tatlı krizi

Son Zamanlarda Yediklerim ve Tatlı Krizine Çözümüm

Bir yandan kahvaltı niyetine içine 10 gr. protein tozu eklediğim sütümü içiyorum, bir yandan da uzun zamandır bloga bir şey yazmadığımı düşünüyorum. Çünkü artık her şey rutine bindi; ilaçlarımı zamanında gözüm kapalı alıyorum, öğünlerimde önce proteine öncelik veriyorum, sık sık su içmeye çalışıyorum…

Tek sorun hala yeteri kadar spor yapmıyor olmam. Buna da bir bahanem var, o da bu aralar çok yoğun olmam ve işle ilgili değişikliklerden ötürü gitmek istediğim spor salonuna karar verememiş olmam. Spor salonuna gitmediğim sürece düzenli spor yapamıyorum çünkü, geçmiş deneyimlerimden biliyorum. Kısa süreli planlarım arasında bir salona yazılmak var.

Ha bir de sorun mu bilmiyorum ama tatlı yeme isteğimin önüne geçemedim hala. Her gün olmasa da gün aşırı mutlaka çikolata, gofret gibi bir şey atıyorum ağzıma 😦 tamam mide alındı ama beynimizi de aldırmadık ya! o tatlı isteği kaybolmadı gitti arkadaş! bazen tatlım geldiğinde meyve yiyorum, o zaman hem doymuş hem de nispeten tatlı bir şey yemiş olduğum için ‘ucuz atlatıyorum’.

1 haftadan beri kilom aynı bu arada, -/+ 500 gram oynuyor ama aynı. İlk aylarda çok hızlı kilo verdim ama sanırım bir duraklama periyodundayım ya da o yediğim tatlılar gelir totomu tırmalar moduna girdim 😀 ama şöyle ki; ben hayatım boyunca hep 90-110 kilo arasındaydım, yani vücudum şu anda olduğum kiloya çok alışık, bedenin de bir kilo hafızası var, neden bahsettiğimi az çok anlıyorsunuzdur. Tam kırılma noktasındayım yani, o yüzden proteine ağırlık verdim, belki bir işe yarar diye, ama hep bu ‘diyet moduna’ girdiğimde Tuğrul hocamın dediği geliyor aklıma. ‘Hiç kilo vermeye çalışmayın, nasıl olsa vereceksiniz’ diyor. Evet o yüzden bu duraklamayı sorun etmiyorum zaten. Ama tatlı yemem konusunda beni uyaracağını bildiğim için buna da dikkat etmeye çalışacağım 🙂

Bir de son zamanlarda neler yediğimi paylaşmadan önce eklemek istediğim bir şey var. Söyledim mi önceden bilmiyorum ama yemek yapmak artık eziyet haline geldi 😦 yani tamam eşim için güzel bir sofra hazırlama isteğiyle yine güzel yemekler yapıyorum ama hem insan yemek yaparken doyuyor, hem de az yiyebildiğim için 1 saat uğraşıp yaptığım yemekler benim için en fazla 5 dakika sürüyor. İnsan tuhaf oluyor öyle olunca… Hele kahvaltılar tam bir işkence! Bunu daha önce de yazmıştım. Bazen diyorum, keşke eşim de benim gibi az yeseydi, o zaman ‘akşama ne pişirsem’ derdim hiç olmazdı, alırdık elimize bir küçük yoğurt, kaşıklar dururduk 😀 Hayal işte…

KAHVALTI
share1410416106487Fıstık ezmesi protein bakımından iyi bir kaynak. Ama tadı pek olmadığı için -ve hatta bana çok ağır geldiği için- biraz reçel ile yedim. Zaten fıstık ezmesi reçelle yenir. Bkz: Peanut butter & jelly 🙂 bir dilim tahıllı ekmek ile mükemmel oluyor. Yarısını yiyebildim tek seferde, kalanı ara öğünde.

domates burgu peynir
Murat Bey’in burgu peyniri favori peynirlerim arasında. Bir adet domates ve yanında peynir süper gidiyor. Ekmek yok. Eskiden olsa şu kuş kadar şeyle asla doymazdım… 🙂

lor peyniri biber mantar
Yumurta sevmiyorum ve yiyemiyorum. Bunu artık blogumu takip eden herkes biliyor. Bu da yumurtasız omlet. Mantar, lor peyniri ve biber var. Zeytinyağıyla sote edildi. Ama tabiki bu tabağın hepsini yiyemedim. Geri kalanına başka bir öğünde yumurta kırıp yedim. Sorun ekmeksiz yememde sanırım. Ekmek olmayınca ne yumurta ne peynir tek başına zor gidiyor. Yılların alışkanlığı işte. Ama bunu da aşacağım!

tam tahilli ekmek salam eski kasar
Klasik kahvaltım diyebilirim. Bir dilim tam tahıllı ekmek ve üzerine salam ve eski kaşar, ya da dana jambon ve beyaz peynir. İşlenmiş etler çok iyi proteinler değil ama işte…
domatesli omlet
Bu görsel alıntı. Lor peynirli veya beyaz peynirli ve bol domatesli, tek yumurtalı omlet de sık yediklerimden ama her zamanki gibi bitiremediklerimden. Bitmiyor arkadaş şu yumurtalar 😦

ARA ÖĞÜN
activia seftali
Bu ara nerdeyse her gün 1 adet Activia yoğurt yiyorum. Eskiden içinde şeker olduğu için pek yemezdim ama artık severek yiyorum. Tek başına yoğurdun tadı da hoş gelmiyor malesef. Ananaslı Activia ve Passion fruit & Şeftali olanını çok sevdim.

beyaz peynir elma
Ameliyattan önce de meyve yersem yanında mutlaka bir parça peynir de yerdim insülin direncimi dengelemesi, meyve şekerinin çok çabuk kanıma karışmaması ve daha tok tutması için. Hala daha öyle yapıyorum. Süte de tarçın eklerim mutlaka ezelden beri. Yine şekeri dengelemesi açısından. Siz de öyle yapın tavsiye ederim.
kirmizi erik
Dediğim gibi tatlı krizim geldiğinde hemen bir adet meyve kapıyorum dolaptan. Şeftali, yeşil elma, mor erik, incir, mandalina… Ekşi meyveler daha da köreltiyor tatlı isteğini. O yüzden hayatımda hiç yemediğim kadar meyve yiyorum bu aralar -LOL-

incir
AKŞAM YEMEĞİ

kabak yogurt
Biraz zeytinyağıyla pişirdiğim 1 adet küçük kabak ve yanında sarımsaklı yoğurt. Hafif, doyurucu ve lezzetli. Her gün et olmuyor, insan bıkıyor.istavrit midye kalamar
Bu ara istavritin gözüne vurdum diyebilirim. 10 adet istavriti çok rahat yiyebiliyorum! Evet kızartma olmasına takılmıyoruz 😛 Balık sezonu açıldığından beri balığa doyduk diyebilirim. Arada midye, kalamar ve hatta birkaç yudum bira da götürmüş olabilirim… 4 aydan sonra ilk kez bira içtim, rakı da içiyorum ara ara, bir duble sadece. Birayı tadımlık içtim ama mayalı içki olduğundan. Nasıl özlemişim var ya… Bir oturuşta iki 50’liği rahat içerdim. Hey gidi günler 😀

mantar mucver
Mantarı yemenin yeni bir yolunu buldum. Mantar köftesi! Ya da mantarlı mücver de diyebiliriz. Normal mücver gibi yapılıyor, kabak yerine mantar rendeliyorsunuz, içine de biraz un, zeytinyağı, maydanoz ve baharat. Az yağda kızartıyorsunuz. Missss gibi oluyor!

pirzola
Bu görsel de alıntı. 3 adet pirzola ve yanında pişmiş soğan (çiğ soğan midemi biraz ağrıtıyor), domates ve biber… Daha ne olsun. Proteinin en lezzetli ve pratik hali.

firinda peynirli makarna
Lor peynirli fırında makarna. Evet hala makarna yiyemiyorum. Bundan da 3 kaşık alabildim sadece ama içinde makarnadan çok peynir var. 2 su bardağı makarna varsa, 1 su bardağı da lor peyniri var içinde, ve üzerinde de 1 su bardağı taze kaşar. Beşamel sosta da süt var. Biraz da bu proteinleri bahane ederek yiyebildim, yani eğer ona yemek denebilirse.

sushi
Ve son olarak da Sushi. Çok güzel bir protein kaynağı. Pratik ve lezzetli. 3 roll’dan fazlası yenmiyor ama, bilginize 🙂

Reklamlar

3 Ayda 30 Kilo Verdim!

3 ayda 30 kilo
İlk trimester sona erdi 😛 Bu terim genelde hamilelikte kullanılır değil mi.. Evet hamile değilim ama bu ilk 3 aylık period gerçekten heyecan verici ve süprizlerle dolu geçti benim için. Ve tıpkı bir bebek bekler gibi yavaş yavaş bedenimdeki değişimlerin farkına varmaya başladım gün gün. Bu süreçte 1-2 hafta kilo vermem durdu, her gün tartıldığım için biraz da üzülerek takip ettim kilomdaki değişiklikleri, daha doğrusu değişmeyişini (ki bana herkesin dediği bu duraklamayı kafama takmamam ve normal yememe devam etmem gerektiğiydi, nitekim haklı çıktılar ve bir süre sonra kaldığım yerden kilo vermeye devam ettim). Tam 6-7 senedir dolabımda “bir gün mutlaka tekrar bu pantolonun içine gireceğim” diye beklettiğim TÜM pantolonlarım oluyor artık! Tarifsiz bir mutluluk duygusu bu… Bırakın önünün kapanmasını, bacağım bile geçmiyordu çoğundan. Ama artık üniversitedeki bedenimdeyim. Seneye Allah bilir ortaokuldaki bedenime dönerim 😀 Şaka gibi…

Aslında 3 ayda 29 kilo verdim, ama aramızda 1 kilonun lafı mı olur 😀 O yüzden 30 verdim diye şartlıyorum ben beynimi şu anda! Tam olarak 10 günde 10, 15 günde 20, 30 günde 30 kilo verdim. Kabaca her ay 10 kilo vermiş oldum! Wow… Bu HALA bana bir mucize gibi geliyor! Ve çoook çok çok müteşekkirim doktorlarıma ve verdiğim bu karara!

Ama kendime kızdığım iki şey var:

1- Hala “sweet tooth” uma engel olamıyorum çoğu zaman. Canım çekmese bile midemden değil ama beynimden gelen şeker açlığına yenik düşüyorum ve ne yazık ki yediğim şeyin tadından o anda hoşlanmasan bile sırf canım çekti diye yiyorum! İşte bu hep bahsedilen, kafanızın içinde yaşayan o küçük obez sesten geliyor! Midenin açlık hormonu salgılayan kısmı alınmış olabilir ama beyninizdeki açlığı dindirmenin başka bir yolunu bulmak zorundasınız!

2- Spor yapmıyorum! 😦 Bunun bir açıklaması ya da bahanesi olamaz. O yüzden utanıyorum ve konuyu kapatıp ufak adımlarla buradan uzaklaşıyorum. Ama şunu söyleyebilirim ki, bu bana pahalıya patlayabilir. Cildim sarkıyor çünkü. Bu bir gerçek. Gözle görünür bir gerçek! Bunu önlemek ya da asgari seviyeye getirmek için artık popomu kaldırmam lazım…