kıyafet

Obezite Ameliyatıyla İlgili Kimsenin Söylemediği Şeyler

Evet, bu ameliyat hayatınız boyunca taşıdığınız gereksiz yüklerden kurtulmanıza yardım ediyor ve bir daha asla o kiloları geri almamak üzere veriyorsunuz (yanlış beslenmediğiniz sürece) ama bazı şeyler asla eskisi gibi olmuyor. Öyle korkutucu şeyler değil bunlar ama ben o kadar araştırma yapmama rağmen hiç bu bilgilerle karşılaşmadım, o yüzden bana sürpriz oldu. Size de olsun istemiyorum.

1- Obezite cerrahisi çok pahalı. Bunu mutlaka biliyorsunuz ama rakamlara aşina mısınız bilmiyorum. Devlet karşılasın benim ameliyatımı derseniz, 3-5 bin lira arası bir harcama yapmanız yeterli oluyor; tabi sıra size gelsin diye 1 sene kadar bekleyebilirsiniz. Ben özel hastanede oldum ameliyatımı ve bana sunulan 2 hastane seçeneğinden daha ucuz olanıydı ve ameliyat + ilaçlarımın toplam masrafı 40 bin liraya yakın tuttu. Kısaca; bu ameliyata girmek için hem maddi hem de manevi olarak hazır olmanız gerekiyor. Ama inanın her kuruşuna ve çekilen her acıya değer…

2- Sessiz bir ortamda yemek yemeyi unutun 🙂 niye mi? Ameliyattan sonra yemek yerken, ilk lokmanızdan itibaren, yemek bitinceye kadar mideniz sizinle konuşacak. Evet konuşacak. Bu guruldama, lavabodan su geçerken lıkır lıkır çıkan bir sese benzer sesler çıkarma, geğirme, gurklama vs. gibi farklı şekillerde kendini gösterecek. Ne kadar yavaş ya da hızlı yediğiniz fark etmiyor. Çok rahatsız ediyor mu? Beni hayır. Ama eğer bir sessizlik anı olmuşsa karşınızdaki açıkça bunları duyuyor ve tuhaf tuhaf bakıyor. Açıklama yapmak zorunda kalabiliyorsunuz. Bazen lokmalarımın aralarında konuşacak oluyorum ve bu sesler yüzünden es vermek zorunda kalıyorum bitsinler diye. Yani korkunç değil ama bilin yani, böyle bir şey var 😀 (Edit: 1 ay sonra bu seslerin çoğu kayboldu.)

3- Bu erkekler için geçerli mi bilmiyorum ama bir kadın olarak başıma gelen bu: Ameliyat olacağımı söylediğim her kız arkadaşım ya da kadın patronum vs. yani hemcinsim olan kişilerin %90’ı, onlardan daha zayıf olacağım diye korktu! Bunu açık açık da söylediler. Ay ben çok kıskanırım, aman çok kilo verme, sakın benden zayıf olma…. Neyin kafasındasınız siz?? Ben obezim! Sizse hayatı boyunca topluma göre normal kabul edilebilecek kilolarda özgürce yaşamış olan kadınlarsınız! bunu bana derken hiç mi utanmıyorsunuz! neyse kızmayacağım. Obez olmanın ne demek olduğunu asla anlayamayacak ve empati kuramayacak insanlar onlar ne yazık ki. Kısaca demek istediğim, kız arkadaşlarınızın size olan bakış açıları ister istemez değişecek ve kimin özgüveni düşük bir çırpıda anlayacaksınız.

4- Bu biraz pis bir konu gibi gelebilir ama hastanede yatarken ve sonrasında doktorunuzla sıklıkla konuşacağınız bir şey bu: Kakanız! Yaptın mı, yapmadın mı, ne renk yaptın, ishal oldun mu, gaz çıkardın mı, vs. vs. Bu sorulara hazırlıklı olun ve rahat olun, çekinmeyin. Benim diyeceğim şeyse şu; kahverengi kakanızla vedalaşabilirsiniz. 2 aydır kakam hep yeşil… Öyle ishal yeşili değil ama koyu yeşil. Bağırsak kısaldığı için öyle olurmuş. Bunu da geçenlerde tesadüfen gördüm. Eğer midemi bozarsam siyaha yakın bir renk alıyor hepsi bu. Ama her zaman yeşil. Sanırım bundan sonra da böyle olacak. Hani bilin de, panik olmayın sonra 🙂

5- Ameliyattan önce ve sonrasındaki ilk 6 ay ASLA yeni kıyafet satın almayın. Ama mecbursanız bunların her hafta size büyük geleceğini hesap ederek küçük bedenlerini satın almaya çalışın ya da tanıdık terzinin varsa ahbap olmaya bakın. Ameliyat olalı 2 ay oldu ama şimdiden 2 kot ve 1 pantalon daralttırdım ve hepsi yine büyük gelmeye başladı 😦 kıyafet büyük bir sorun oluyor. Üstler yine bir şekilde idare ediyor ama alt bedende sorun oluyor. Allahtan eski ve dar kotlarımı atmamıştım da onları yavaş yavaş giymeye başladım. Siz de dolaplarınızı bir karıştırın, mutlaka dar gelen kıyafetleriniz vardır.

Reklamlar